SAMİMİYET

Canım arkadaşım NESİBE bu yazıyı okuduğunda inşallah baban da şifa bulmuş olur.

Önce kul olarak sonrada insan olarak, uymamız gereken elzem bazı kurallar var.Şahsi görüşüm; bu kuralların başında, samimiyet geliyor.Kulluğun mecburiyeti bu, çünkü yaratıcıya karşı samimiyetsizlik zaten düşünülemez.O, yarattığını herkesten daha iyi bildiği için, kul istese de riyakarlık yapamaz.Sen, “Allah’ım ben senin için şu işi yapıyorum” deyip, hayrını gösteriş için yaparsan kendini kandırmış olursun.Belli bir zamandan sonra kendine bile bunun ne denli samimiyetsiz bir söz olduğunu itiraf ediverirsin.

İnsanın insana karşı olan samimiyeti ise çok farklı boyutta.En yakınındaki insanın bile, bazen öyle, bazen böyle olduğunu görmek çok üzücü.Özellilkle de yakınınızdaki birinden beklemediğiniz bir iki yüzlülük, çıkarcılık, samimiyetsizlik sizi hayata karşı umutsuz hale getiriyor, güveninizi sarsıyor.Diğer insanlara karşı hep ” acaba ” ile yaklaşmanıza neden oluyor.Şükürler olsun ki, böyle birkaç yakın arkadaşım olduysa da, hayatımdaki samimi dostlarım bana kafi derecede mevcut.Bunların içinde, samimiyetine kendim kadar güvendiğim biri var ki, onun için “kardeş” sıfatını kullanırım.Onbir yaşımdan yirmi yedi yaşıma kadar hayatımın içindeydi.Yedi yıl İHL de acı tatlı çok şey yaşadık onunla.O yıllarda tuttuğum günlüklerimi görseniz beni daha iyi anlarsınız.Okul, dershane, hocalık kursu, dikiş kursu derken bu gurbet günleri başlayana kadar hiç ayrılmadık.Onu dokuz yıl içinde üç-dört kere görebildim ve hemen hemen altı yıldır hiç görüşemedik.Ama o bu yıllar içinde “gözden ırak olan, gönülden de ırak olur” sözünü çürüttü.

Bu dostlukta tam bir samimiyet var.O beni Allah için sever, ben de onu.Bunu birçok defa birbirimize ifade etmişizdir.Aradaki kilometreler, yıllar, imkansızlıklar bizi uzaklaştırmadı, aksine arkadaşlığımızın kıymetini daha iyi anlar olduk.Birbirimize karşı ne menfaatimiz var? Belkide bu dünyada hiçbir zaman aynı mekanı paylaşamayacağız.Aynı şehirde yaşamak belki de hiç nasip olmayacak.Telefonla arayıp konuştuğumuzda, birbirimizin sesini duymak dışında bir derdimiz yok.Yıllar önce Eyüp’te benimle (evi Eyüp’te olmasına rağmen) dakikalarca durakta otobüs beklemeye razı olur, yalnız bırakmazdı.Ve o zaman kardeşliğimizin asla bitmeyeceğini vadetmişti.Aradan geçen yıllar onun ne kadar samimi olduğunu ispatladı.

“Nasılsın canım?” sözü, bana altı yıldır görmediğim kardeşimden geldiğinde nasıl güç veriyor, huzur veriyor bunu ifade etmem imkansız.Çünkü biliyorum ki bu sözü gerçekten beni merak ettiği için söylüyor.

Bu arkadaşlıktaki samimiyetin nedenlerini çok düşünmüşümdür.Sonunda inandım ki; temelinde Allah sevgisi, inanç birliği ve ruh benzerliği olan ilişkiler asla yıpranmıyor- kopmuyor.Sevdiğini Allah için seven, sevgisinde samimi olan ister bir dost, ister eş, isterse  de bir anne olsun karşılıksız verici oluyor.Ve bu karşılıksız vericilik onu asla rahatsız etmiyor.Günümüzde sıkça duyduğumuz bir kelime; “neden hep ben fedakarlık edeyim, bana ne?” dir.Çünkü kişi bir şekilde arkadaşından da, eşinden de, evladından da bir menfaat beklentisi içinde.Karşılıklı bu çıkar ilişkisi tek taraflı olunca, vericilik hoşuna gitmiyor.Ama samimi insanların ilişkilerinde bu çıkar ilişkisi asla yok.Onlar önce Allah’a sonra ailesine sonra da dostlarına karşı samimi bir sadakat içerisindeler.İnsanlara karşı bu sadakatleri elbette tek taraflı değil, karşı taraftan da samimiyet gördükleri kesin.Zaten tıpkı bir paratoner gibi, ruh benzerleri birbirlerini çeker.İnsan hayatta kişiliğine göre insanlarla dost olur.Demek ki, ne yaşarsak kendimizden bilmeliyiz.Ektiğini biçme meselesi…

Ben yıllardır karşılıklı olarak yaşadığım bu samimi dostluktan çok memnunum.Sadece bir tane de değil, çok şükür birçok gerçek dostum ( uzak-yakın) var.Rabbim bizi önce bu dünyada eğer kısmet değilse ebedi alemde birleştirsin.Dostluğumuzu yaşama imkanı versin.Samimiyetle dost arayana da Allah mutlaka nasip etsin.

1 Yorum şimdiye kadar »

  1. 1

    hatice demiş,

    geçen bi yazı okudum .üç türlü sevgivarmış çünkü sevgi ,eger sevgi ve herşeye ragmen sevgi.İşte insanların çogu eger ve çünkü türü seviyi kullandıklarından bi türlü bu samimiyet duygusunu yakalayamıyorlar yada bizaman sonra sönüp gidiyor(çünkü çıkarlar bitiyor).halbuki arkadaşını,eşini anne-babasını vs sadece sevince bu daha güçlü bag oluşturuyor yani karşındaknden bişeyler beklemeden hatta üstüne harcamada bulunarak:)))Kolay degil ama deger:))))


Yorumlar için RSS · URI'nin geri izlemesini yap.

Düşüncelerinizi aktarın