Kulluk vazifelerimizin içinde belki de en zoru, davranış ve yöntemimizde ki, en ufak hatanın bile, büyük zararlar verebildiği ağır vazife; ANA-BABALIK… Üzerimize aldığımız bu büyük mesuliyet , zorluğunun yanısıra öyle tatlı , öyle haz dolu ki, insan bu zorluğun altına girmemeyi düşünemiyor. Önce dünyaya getirme zorluğu, sonra maddi-manevi külfetiyle doğan masumu ele avuca getirme telaşı, derken eğitimi , ahlakı , geleceği hepsi büyük sorumluluklar.
Allahü Teala’ nın yarattığı insan ve hayvan mahlukata verdiği içgüdüler, bizden birer parça kabul ettiğimiz bu masum varlıklara şefkatli olmamızı, fedakar olmamızı sağlıyor.Sadece insan değil hayvanlar dahi yavrularına sahip çıkıyor, besliyor, koruyor(hayvan veya insanda bazı istisnalar ayrı) .Önemli olan, bizi hayvandan ayıran yönümüzle bu emanetlere sahip olmamız.Onların bir şekilde, az veya çok maddi ihtiyaçlarını sağlamak kolay.Lakin hayata geliş, varoluş gayelerine yani kulluklarına yardım etmek, onları manevi olarak ta doyurmak, ana-babalığın birinci vazifesi olmalıdır.Bu yolda öyle büyük bir vebal altındayız ki, bu vebalin ağırlığı altında ezilebiliriz.
Onların başarılarıyla övünüyor, bu başarıdan kendimize pay biçiyorsak, olumsuz her sonucun bizden izler taşıdığını da asla unutmamalıyız.” Benim çocuğum okudu, şimdi falan mevkide” diye övünürüz.Öyleyse ” Ben evladıma yeterince sahip çıkamadım, şimdi böyle kötü bir insan oldu” da diyebilmeliyiz.Oysa sebep-sonuç arasında bir düzen bir denge var.Rabbimin imtihanları bizi bu yolla deniyor olabilir, yani evlatlarımızla imtihan olunabiliriz.Ama sonuç olumsuz olursa imtihanı kaybeden biz oluruz, suçlu kaderimiz asla değildir.Nice alim kişiler bu imtihanı kaybetmiştir.Biz üzerimize düşeni fazlasıyla yapmalı sonucu Rahmana bırakmalıyız.Kimi çocuk anasından- babasından yoksun mükemmel hasletlerle yetişir, kimi çocuk maddi manevi dört dörtlük bir evde imkansızı başarıp kötü bir ahlaka sahip olur.Bunların sırrını bilemeyiz.Bizim yapacağımız şey vazifemizi bilmek bu yolda çabalamaktır.Yani ana- babalığı önemsemek, bunun bilincinde olmaktır.
Kul nasılki, ibadetle mükelleftir, evin erkeği çalışıp rızık kazanmakla, hanım ev hizmetiyle vazifelidir, ana-baba olan insanlar da, bu vazifelerine ilaveten sorumluluklarını üstlendikleri evlatlarının , ruhlarını ve ahlaklarını beslemekle sorumludurlar. Biz de bu bilinçle yaşantımıza yön vermeye çalışıyoruz . Evlatlarımız bizim için hem çok büyük sorumluluk hem de çok mübarekler. Evet onlar bizim için çok mübarekler, çünkü biliyoruz ki, vefatımızla arkamızda bizim için devamlı birer hayır kapısı olacaklar.(İNŞALLAH) Dünyevi lezzetlerde, nasıl onlar için en güzelini en mükemmelini istiyorsak , uhrevi lezzetleri de ebedi alemde yaşamaları için , emanetçiliğimizi layıkıyla yapmaya çalışıyoruz.Dünya imtihanını en az hatayla en az zararla atlatmalarını umudediyoruz.
Ana-baba olarak bizim bu vazifedeki, dünyalık tek çıkarımız iç huzurudur herhalde.Şahsım için , bu dünyada menfaat ummadan yaptığım en önemli görev; analık.Bunca emek için maddi hiç bir menfaat beklemiyorum ama hayırlı evlatlar yetiştirebilirsem Rabbimin katında bir değeri olacağını ümitediyorum.
İnşallah Rabbim beni evlatlarımla imtihan etmez, her duamın başı budur.İnşallah onların bana dua ettiren hasletleriyle gurur duyarım, Rabbimin rızasını bu yolla kazanırım, anlımın akıyla analık vazifemi tamamlarım. Allah(cc) hepimizin evladını hayırlı kılsın AMİN…
abi'den demiş,
Ocak 31, 2007 @ 12:29 pm
Okula giderken ders yılı başlarında yepyeni pırıl pırıl defterlerimiz olurdu…O defterleri önceleri çok dikkatli kullanırdık,ama birkaç hafta sonra sayfaları buruşmuş,yazıları çirkinleşmiş olurdu…Artık o defterlere itina göstermek içimizden gelmezdi. Kendi kendime söz verir; seneye defterlerimi sene sonuna kadar çok iyi kullanacağım derdim. Ama bütün defterleri aynı akibet beklerdi. Seneler geçip sınıflar büyüdükçe defterlerim daha itinalı oldu. Eski defterlerin hepsi atıldı, ama sonrakilerin bir çoğu duruyor ve hala işe yarıyor…
Çocuklarımızda tertemiz ve boş sayfaları,işlenecek ve boyanacak resimleri ihtiva eden ve bizim yazılmasında çok büyük rolümüz ve görevimiz olan çok önemli defterler gibi bize emanet edildiler. Fakat okul defterleri gibi gerekirse yırtıp atabileceğimiz,yenisini alacağımız,kötü de olursa bir kenara atıp zararsız hale getireceğimiz birer meta’ değiller…Etkileri ahirete kadar devam edecek…
Kendimi kaptırdım uzun yazdım…Demek istiyorum ki;
Haydi! Emanet defterlerimize güzel şeyler yazmaya…
gülnihal demiş,
Ocak 31, 2007 @ 1:41 pm
İnşallah abi dediğin gibi hep güzel şeyler yazarız. Çok şükür siz bu işi hallettiniz eser ortada.Allah(cc)bize de nasip etsin.
aişe demiş,
Nisan 2, 2007 @ 5:18 pm
selamun aleyküm kardeşim.Ne güzel dile getirmişsin çocuk yetiştirmenin önemini.Bende üç kız annesi olarak nasıl davranmam gerek çocuklarıma diye seminer, konferans dolaştım durdum.İnşaallah yavrularımız sıratı mustakimde olurlar her zaman.Ve Cenab ı Mevlam cennetinde sevdikleriyle beraber olan kullarının arasına bizleride dahil etsin.Amin.Dua ile…