Şubat 23, 2007
· Kategori: Uncategorized
Bugün benim doğum günüm.Oğullarından sonra bir kızı olduğuna sevinsin mi,üzülsün mü bilemeyen annenin , karnında iken bilmeden ameliyat olduğu için doktorların %99 sakat olur dedikleri ,tıp mucizesi bebeğinin doğduğu gün.
Kız çocuğuna sevgisi büyük , oğullarından sonra kızını merakla, Haydarpaşa Askeri Hastahanesi ‘ nin bahçesinde ağaç tepesine çıkıp görmeye uğraşan bir babanın son evladının doğduğu gün…
“Bu kuma gibi kız da nerden çıktı”deyip , eve gelir gelmez gözünü oymaya çalışan, elinden kurtarılıp yüksek beşiklere yatırılınca da bütün eşyaları üstüne fırlatan , yaramaz minik abinin zavallı kardeşinin doğduğu gün…
14 yaşında gerçek bir abi, abiden öte küçük baba , ikinci anne olan, asla hakkı ödenmez büyük abinin biricik kız kardeşinin doğduğu gün…
Biri sağ biri rahmetli iki abisiyle yıllar ve saatler farkıyla aynı ayın, aynı gününde doğan, kendisi tek kız olduğu gibi , kızı da tek bir annenin doğduğu gün…
Babasının “ iki böceğin bir çiçeği ” dediği, kurak Urfa çöllerinde susuz kalmış Gülnihal ‘in doğduğu gün… Bugün 36 yıl oldu , işte bugün büyük imtihanın başladığı gün…
Şubat 5, 2007
· Kategori: Uncategorized
Yine bir arkadaşımın göç (ölmek anlamında değil) haberini aldığımdan beri tuhaf duygular içerisindeyim.Dokuz yılda oldukça arkadaş edindim, aynı zamanda onlarcasını da uğurladım. Kimisiyle daha birkaç kez görüşme fırsatı bulmuştum, kimisiyle de yıllarca yarenlik etmiştik. Kimisiyle gerçekten dost olmuştuk, kimisiyle hep uzlaşma çabasındaydık. Ama sonuçta hepsiyle insanlık adına alış-verişim olmuştu.”Onunla kırk yıl yaşasam samimi olamam” dediğimden bile mutlaka birşeyler öğrenmişimdir.
Bir tanıdığım vardı, benden çok farklı bir kültürde yetişmiş, fikirleri, görüşleri bana yakın ama hayattaki duruşu, şakaları bile benim açımdan bakıldığında anlaşılmaz ve tuhaftı. Onu anlamaya çalıştığım zaman zarfında çok kırıldım ama sabırla onu çözmeye uğraştım.Sonunda o da göçenler kervanına katıldı ama ben onu ve amacını asla anlayamadım.Gittiği şehirde umarım onu anlayanlar olur. İşin tuhafı bazen onu bile özlediğimi hissediyorum.Bir başkası; her açıdan benimle zıt bir karekterdi. Sadece karekter değil görüşü, yaşantısı, doğru bildikleri bile benimle taban tabana zıttı.Bana kalsa belki de hiç görüşmezdim, “onunla ne paylaşabilirim ki” derdim.Hele onun yerinde olsam benimle hiç arkadaşlık kurmayı düşünmezdim.Ama o ısrarla bana yaklaşıp samimi olmak istedi.Ben gitmesem o geldi, ben konuşmasam o konuştu.Belki bir daha onu hiç göremem ama hayatımda bir renk oluşturan, insanları tanımada bana yardımcı olan bu Kayseriliyi de unutamayacağım kesin.
Dediğim gibi burada çok insan tanıdım. Bazıları sanki ruh ikizimdi, bazıları da tam zıttım.Ama işin ucu ayrılığa varınca insanın içi hüzünle doluveriyor.Annemi hatırlıyorum, babam asker olduğu için birçok ili dolaşmışlar.Annem bunun zorluklarını anlatırken “ah! kızım bir şehre gittiğimde ben nasıl alışacağım diye ağlardım, sonra da nasıl ayrılacağım diye ağlardım.O kadar çok ahbap edindik ve hepsiyle ayrılırken o kadar ağladım ki, gözümün yaşı hiç kurumadı” derdi.Annem bana bunları anlatırken çok mu özendim acaba diyorum, hiç hesapta yokken benim de başıma geldi.Bütün bu yaşadıklarım, yani çevremdekilerin katıldığı göçenler kervanı beni çok etkiliyor.Her an bir başka arkadaşımdan ” ben gidiyorum hakkını helal et” sözlerini duymayı beklemek, onun adına ( eğer gideceği yer istediği yer ise) sevinip, ayrıldığımız için üzülmek tıpkı ölüm gibi…
Düşünecek olursak gerçekten bunun ölümden pek farkı yok.Tek fark ölüm istenmeyen birşey, bu gidiş ise istenen hatta uğraşılıp dualarla arzulanan bir gidiş.Sonuçta; sırayla ve kaçınılmaz mecburi bir göç.Benimde vaktim gelecek elbette, ben de hem dünyada hem dünya dışına göçeceğim.Nasıl şimdi ayrılırken bir gün tekrar görüşmeyi arzuluyorsak, ölüm bizi ayırdığında da cennette buluşmayı arzulamıyor muyuz? İmanıma şükürler olsun Allahım.Sevdiklerimden ayrılırken onları bir daha asla göremeyeceğimi düşünsem, bu ayrılık acısına nasıl katlanırdım. Ama kesin bir gerçek ki, birgün hepimiz mutlak varış noktasında görüşeceğiz.Bu dünyadaki ayrılıklarında böylece hiçbir elemli yanı kalmıyor, şükürler olsun.